The XX - Infinity

siz olsanız bunları bunları giyer miydiniz?

Gecenin üçü ve uykuya direnmek..#me #instamood #instagood  #ninght #istanbul

Gecenin üçü ve uykuya direnmek..#me #instamood #instagood #ninght #istanbul

Malt-Olmaz

IMANY - You Will Never Know 

biz buna… diyoruz. biz buna tam bir…çocukluğu diyoruz. biz buna sanane… diyoruz!

biz buna… diyoruz. biz buna tam bir…çocukluğu diyoruz. biz buna sanane… diyoruz!

Jülide Özçelik - Mecnunum Leylamı Gördüm

Philip Satie - Evgeny Grinko

iyi geceler

Maskeler,Biz ve Ben

Hepimizin maskeleri var.. Ve bu dünya düzeni içinde olmak zorunda. Keşke olmasaydı. Hani özgürlük diyoruz ya, özgürlük diye haykırıyoruz ya… Maskelerimiz yüzümüzdeyken nasıl özgürlükten bahsedebiliriz ki. Daha doğarken maske takıyorlar yüzümüze.. Durduruyorlar “dur çocuğum,yapma çocuğum” diyorlar. Maske takıyorlar yüzümüze, bir maskeye bürünmemizi onu sahiplenmemizi istiyorlar. Okulda,sokakta,işte her yerde takıyoruz bu maskeyi.. Anamız babamız giydiriyor,patronumuz giydiriyor,toplum giydiriyor o maskeyi.. Bunun adına toplum kuralları deniliyor. Yalnız kaldığımızda bile kendimiz olamuyoruz,çıkartamıyoruz maskemizi. Günah diyoruz,ayıp diyoruz.. 

Ben genelde işte takıyorum o maskeyi.. Bazen üzgün olduğumu saklıyorum, bazen mutlu olduğumu.. Bunu göe batmamak için yapıyorum.. Bunu paramı kazanmak için yapıyorum. Yapmak istemiyorum ama zorunda kalıyorum..Çünkü daha doğarken taktırdılar o maskeyi.. Kız arkadaşımıza ya da erkek arkadaşımıza bile içimizden geldiği gibi “seni istiyorum” diyemiyoruz. Bunu hemen dersek “orospu derler,abaza derler” diye geri çekiyoruz.. Hal bu ki birini istemenin neresi kötü,neresi yanlış.. Duygularımıza bile kilit vuruyoruz. Kurtulamıyoruz bize taktıkları maskelerden.. Taktıkları maskelerin hakkını bekliyorlar.. Buna erdem diyorlar, bazen terbiye diyorlar.. Uymuyorsan buna ya sapıksın ya günahkar.

Bir şeyleri hemen istiyorum “mesela sevdiğim birini görmeyi” ama bana dur diyorlar şimdi olmaz, zamanı var. Ne için zaman var ki.. Alacağımız nefesler bile belli değilken bu bekleyiş niye.. Bir şeyi sevmek,istemek için gerçekten zaman geçmelimi? 

Zamanla seversin diyorlar ya hani işte o değildir aslında olan. Zamanla kabullenmek,zamanla alışmaktır bu. Biz buna sevgi diyoruz. Sizce bu gerçekten sevgi olabilir mi..Sevgi bu kadar sistematik, bu kadar zamansal bir olay mı? Hani biz ilk görüşte aşka inanmıştık..Ne oldu sonra ona. Ne olduda inancımızı kaybettik..Kim taktı duygularımıza bu maskeyi.. 

Yeşilçam filmlerinde hep ilk görüşte aşk olurdu..Şimdilerde görüyor muyuz o kadar?

Ben bir dönem hayatının aşkını beklemiş biriyim.. O gün gelene kadar sevişmeyeceğim demiştim.. Öyle de oldu ya da ben öyle olduğunu sandım.. 21 yaşımda bunu bulduğumu sandım..Yani demek oluyor ki ilk sevişmemi sevdiğim kadınla yapmışım. Ve günümüze göre biraz geç bir yaşta.. Ne acı bir cümledir değil mi “günümüze göre biraz geç” demek.. Bana kim söyletiyor bu cümleyi. Biliyor musunuz, artık hayatının aşkını bekleyen insanlarla dalga geçiliyor.. Peki niye? Neyin nasıl olmasını kim belirliyor.. Maskeleri takanlar mı yoksa o maskeyi böylesine sahiplenenler mi? Bir şey söyleyim mi “hepsinin canı cehenneme”. Her şeyin canı cehenneme. Bırakın indirelim maskeleri! Bırakın indireyim maske mi!

nereden nereye photoshop

nereden nereye photoshop

Benim insana ihtiyacım var!

Ben kızlık zarı nedir bilmem. Öyle de büyütülmedim. Annem bana hep “olum kız arkadaşın olacak,sevdiklerin olacak onlara zarar verme” diye diye büyüttü. Bunu demesi kızlık zarı denilen aptal şeyi düşündüğünden değil. Onları üzmemem içindi. Biraz kız kardeşimi de düşündüğü içindi. Annem haklıydı… Onun dediği gibi olmaya çalıştım fakat en çok namusluğu ben yaşadım. Bir kadını sevdim bakire değildi. Kızlığın ne zaman bozuldu diye sormadım sevdim. Dedim ya ben “kızlık zarı” nedir bilmem diye… Zamanımı,emeği mi, yüreğimi verdim.. Uzun zaman sonra ne olduysa oldu “aldatıldım” hemde çirkin bir şekilde benim evimde benim odamda. Diyorlar bana “Onur sende güven sorunu var” Evet bende güven sorunu var.. Bunda yaşadığım şeyin etkisi büyük ve ondandır ki “kızlık zarı,bekaret vs vs” gibi şeyler önemli değildir. Nedir önemli olan diye sorarsanız “güven” “sevgi” ve klasik olarak “saygı”. Kim istemez ki bunları. Özellikle saygı o kadar önemli ki.. Hangimiz fikirlerimize yanlış olsada saygı duyulsun istemiyoruz. Hangimiz gerçekten sevilmek istemiyoruz.. Bir erkek olarak söylüyorum “benim daha önceden sevişmemiş” bir kadına ihtiyacım yok. Benim saygı duyacak bir kadına ihtiyacım var. Beni fikirlerim için yargılamayacak bir kadına ihtiyacım var. Kısaca benim benim insana ihtiyacım var..Gerisi umrumda değil.

Hayal Etmek Güzel Şey “Dut ağacının altında”

Şuan bir dut ağacı istiyorum, altında yeşil yeşil çimenleri olan. Gölgesi olsun istiyorum..Uzanayım o dut ağacının altında. Düşüneyim gelmişi,geçmişi güzel günleri. Düşünürken uykuya dalayım.. Ben uyurken ılık ılık bir rüzgar essin.. Bazı günler uykumu bölen kuşlar bu sefer bölmesin.. Uyurken ben başımın ucunda bir kız belirsin. Güneşimi kesen bir kız ama güneşten daha parlark.. Adımı sorsun bana. Merak etsin beni. Etkilesin beni…Sevsin beni. Uzansın yanıma. O dut ağacının altına. Bir kere olsun o malum hormonlar çalışmasın.. Ağzından çıkan cümlelere,güzel yüzüne bakayım.. Akşam olmasın hiç.. Hafiften karnımız açıksın, meyvelerle bastıralım açlığımız.. Kiraz her zamankinden kırmızı, erik her zamankinden yeşil, elma her zamankinden daha sulu olsun.. Sadece güzel şeyler olsun. Sadece..

Sigur Ros - Fjögur piano